Bir insanı sevmek ve asla dönmeyeceğini bile bile boş bir ümitle onu beklemek ne kadar acıymış. aslında sende farkında oluyorsun boş bir umut olduğunun ama yine de bekliyorsun. lanet olası sevda böyle bir şey. neden, ne zaman, niye bu gibi soruları soramıyorsun ki kendine. çünkü bir anda onda buluyorsun kendini. hiçbir şey gelmiyor aklına onunlayken. onunlayken dediğimde uzaktan gülüşünü seyretmek, onun seni fark etmemesi için bir şeylerin arkasından onu seyretmek. düşlerde kalacağını sende biliyorsun ama deli yüreğe söz geçer mi hiç? dinler mi seni? suskunluk hakimdir sevdiğimizin yanında. sadece gözlerimizde haykırırız sevgimizi. kimi zaman bir çocuğun masumiyetinde bakarız onun gözlerine. bazen de yüreğimizi alırız elimize. sanki onun için aldığımız bir hediye gibi bırakı veririz avuçlarına. kimi zaman bir yürekte bizim avuçlarımıza bırakılır o an da kimi zaman da ezip geçerler o yüreği. ezip geçilince yürek bir yanda biz bir yanda yüreğimiz can çekişiriz. gözlerden yaş yerine kanlar akar, dil desen zaten taş kesilmiş ve susmuştur artık. çaresizce o kanayan yüreği tozlu yerden alıp avucumuzda sararız. zamanla geçer deriz, elbet bir gün kapanır bu yara. herkesçe bilinir her yara bir gün kapanır ama her yaranın ufakta olsa maalesef izi kalır önemli olan işte o izin kalmamasıdır. ama gidenin her açtığı yaranın izi muhakkak kalır. o ize baktıkça hatırlarsın onlu günleri canın yanar belki onu özlediğinin farkına varırsın. acaba şu an o yanımda olsaydı ne olurdu; der yüreğin. sonra binlerce şey gelir aklına ardı ardına. hep mutluluk dolu hep onun gülüşleriyle süslenmiş olanları seçersin. öyle bir inanırsın ki o an varlığına! sonra derinlerden çok derinlerden bir haykırış duyarsın! yüreğin; bir kez daha olmaz kaldıramazsın, ne olur sakın deneme; der. o yara yeniden kanayacaktır, sen izleri seyretmeye başlarsın. kanasın ya da canını yaksın umurunda değil ki senin yeter ki o gelsin bir yerlerden. gelmeyeceğinin farkındasın aslında ama olmaz işte. bir kere düştü mü aklına ne olursa olsun beklersin onu; sevmediğini, senin olmayacağını, asla dönmeyeceğini bilirsin de onun yokluğunu kaldıramamaktan korkarsın. oysa bir ömrün onsuz geçti. o yoktu ki hiçbir zaman& onu hep sol yanında atan, deli gibi onu seven, yalnız ve yalnız onun olan adına ;yürek denen şeyin bir köşesinde yaşamıştı yokluğunu yeniden hatırlamak o kadar can yakar ki; hani bir kere haykırmışsındır o deli yüreğe yok artık,onsuzluğa alış diye.. ama bir kere daha haykıramazsın bu defa susar yoluna düşersin. tıpkı seneler önce olduğu gibi bu defa varırsın kapısına alacaklı misali yumruklarsın, tekmelersin kapıyı bağırırsın sonra o kapının ardından yorgun bir çift göz çıkar, farkına varırsın; bu gözler onun hani yıllar önce yalvardığın gözler. o da seni tanır. ama bu defa susma sırası ondadır. evet, ne oldu dercesine bakar gözleri oysa onunda sol yanında bir şeylerin sızladığı bellidir bu defa konuşma sırası sende hatırlar mısın seni beklemiştim hep, sonra sen umursamazca çekip gitmiştin bana bir gençlik, bir ömür, ıslanmamış gözler, bir yürek kısacası bana seni tanımadan önceki beni ver! beni ilk gördüğün halimle bana geri ver ve sonra çek git hayatımdan..... mümkün mü??
** yazının tamamı bana yorum olarak blogcu arkadaşım gulivahdet.blogcu.com.tarafından bırakılmıştır.Ondan alıntıdır..Teşekkürlerimle...
Uzunca bir ayrılıktan sonra tekrar beraberiz artık ..Annem hastaneye yatırılmıştı ve onunyanına memlekete gitmiştim VE geldikten sonrada bi müddet ilgilenemedim ..Dualarınız ve vefanızdan dolayı tşk ederim Allah (c.c) razı olsun inş ..şimdi aranızdayım ...
Yokluğumda yanlız bırakmayıp ziyaretlerinizle beni unutdığınız için siz vefalı gönül dostlarıma teşekküre ve özlemlerimi dile getirmeye geldim.
Hepinizi çok özlemişim; varlığınız için teşekkür ederim ...
Sevgi ve özlemlerimle yüreğimi bırakıyorum! unutulmadın:)
Sevgili canım yeğenim.. Nazenin yeğenim... Subhanallah her zaman düşünmüşümdür ama bir türlü kısmet olmadı Ailece seni mesenede bekledik ama sen hep kapalısın ..İnşaallah bu yorum belki vesile olur da ailece seninle görüşürüz...
Sen nasılsın ailen nasıl inşaallah sıhattınız yerindedir.
Kurban sana bir sevablı haber vermeye geldim...
Kur'an okumanın yararlarını elbette ki sen daha iyi bilirsin. Allah (c.c.) izin verirse ben sitemde daha çok kur'an okunması için kuran okuma linklerini koymuşum
Sizlerin bu linkleri sayfanızda veya sitenizde yayınlamanızı istiyorum böylece sizler de bu sevaba vesile olursunuz.
Sevgilerimle.
Linkler şağıya çıkarılmıştır...
Sevgili canım yeğenim...
UZUN ZAMANDIR BU FAKIR AMCANA UĞRAMADIN..MUTLAK İŞLERİN YORUNLUĞUNDAN OLACAK...
Şiirin manidar(velev ki alıntı olsada o arkadaşa da teşekkürlerimi bildir.)
Ailenne selamlar..Onlar da bu günahkar amcana dua etsinler..
Sevgiyle kalın..Duayla kalın..
Sokaklar; sensiz, sessiz ve şaşkın....sen yoksun...yanımdasın ,nefesin ensemde....arkamı dönüyorum ta ıraklardasın.....cesaretin yokmu görünmeğe....hep maskeli dolaşıyorsun çevremde...bazen ta tepemde yakıp kavurmak istercesine sabahtan akşama bana bakıyorsun....bakışın ışık oluyor yeryüzüne , adına da şems diyor maskenden habersiz hemcinslerim.....sonra akşam oluyor....kamer diyorlar sana ...ben ölüm deryasında kulaçlar atıp sabahı ararken yatağımda sen ;şafak oluyorsun...önce öfkenden kızarıyor ardından yalvarıyorsun küçük ölüme...beni tutmasın ...salıversin diye ...yani uyanmam için ..için için yalvarıyorsun hep....kahvaltımda kara zeytinim oluyorsun bir an...sonra çayım...sonra beni işe taşıyan tramvayım.....ben ise hissetsemde seni hep yanımda....hep başkalarına sunuyorum yürek soframı....kıskansanda beni atamdan, anamdan, yardan....ben hep başkasına ağlıyorum sana değil...kendine iyi baaak.......
Araştırma yapmadım sadece bana gelen maili sizlerle paylaşıyorum.
1 Nisanın tarihçesi;
15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir.
En sonunda 31 Mart gecesi Kalenin önüne giderek bir elinde Kur'an bir elinde İncil 'Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım' der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.
Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar 'Yemin etmiştiniz,bize söz vermiştiniz' dediklerinde Haçlı ordusu komutanı 'Benim sö züm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur' diye cevap verir ve bütün Müslümanlar orada Şehit edilir.
İşte o gün bugündür 1 Nisan hristiyanlar arasında 'Hile Günü' olarak kutlanmaktadır.
Maalesef hıristiyanları taklit etmeyi modernleşme sanan gafil müslümanlar arasında da yaygınlaşmış,yüzlerce, binlerce müslümanın katliam günü olan1 Nisan'lar, bir şakagünü olarak kutlanmaktadır.
Bir çiçek kopartıldı yüreğimizden, onunla birlikte binlercesi gitti. yaprakları kurudu serpildi yerlerinden düştü . rüzgar savurdu herbirini ayrı ayrı yerlere .Şiddet, yaşamının içindeydi. "Biz" olamadık hiç, hep "ben" kaldık, milyarlarca "ben". Tozlu raflarda unuttuk kardeşliği, dayanışmayı, dostluğu, dürüstlüğü. Hep aynı yolu arşınladık, nerede bittiğini, nereye gittiğini bilmediğimiz ve öğrenmeye uğraşmadığımız.Yağmaların, belirsizliklerin yaşamımızı hiç etkilemediğine inandırıldık. Tabii, biz hep böyle yaşadık. Sevinçleri, özlemleri çalınmış bir topluluk olduk ...şimdi varmısın bu zinciri kırmaya arkadaşım kalıcı güzel dostluklara..........bana uğrarmıydın
Sevgili canım yeğenim... Nasılsın forum site işleri nasıl gidiyoru Başarılar dilerim..
Ailene de selamlarımı ilet..
Senden dua beklerim... Sevgiyle kalın..Duayla kalın...
YüzeyseL oLmamaLı iLi$ki dediğin..Sadece dokunmak oLmamaLı..AvuçLamaLısın sımsıkı..Uğra$maLısın ki, eLinden kaymamaLı..
GözLerde başLamaLı hisLer..O kadar kuvvetLenmeLi ki, konu$madan bakı$LarLa biLe anLa$maLı..
HeyecanLanmaLısın her defasında,görü$meLerin monotonLa$mamaLı..Onun için hazırLanmaLı,saymaLısın kavu$acağın dakikaLarı..
Sadece seks kapLamamaLı iLi$kileri, Ba$ ba$a yeniLen yemekLer,koLLarında izLenen fiLmLer,birLikte yürüyü$Ler, saatLerce süren sohbetLer ve bitmeyen güLü$Ler..SüsLemeyi biLmeLisin iLi$kiyi..
Desteği oLmaLısın..Ona güç veren,moraL temin eden..Yanında değiLken biLe,varLığını hissettiren..SürprizLer olmaLı iLi$kide,hiç bekLenmedik anda gerçekLe$en..GözLerindeki sevinci yeterLidir görmen..Canım diye sarıLı$Lar, dizLerinde yatı$Lar,Birbirinin oLmayı biLmeLidir sevgiLiLer...
Gideni beklemek belkide en büyük çılgınlık.Ama aşk budur.o sevmesede istemesede seni hala umutla beklemektir.Onsuzlukta bile onu yaşamaktır.Emeğine sağlık arkadaşım.Blog çok güzel olmuş...