Çin ile Doğu Türkistan arasında yaşanan yüzlerce yıllık çatışmanın ardında neler yatıyor? Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan'ın dünü ve bugünü... Çin tarafından Doğu Türkistan halkına uygulanan insan hakları ihlalleri ve göz göre göre yok edilmeye çalışılan bir halkın dramatik öyküsü... Doğu Türkistan'da yaşanan gelişmelerle ilgili en son haberler... Kısacası Doğu Türkistan hakkında öğrenmek istediğiniz her şey www.doguturkistanplatformu.com adresinde.
Osmanlı ve İslam dünyasında önemli yeri olan gülü tıp dünyası yeni keşfetti. İşte gülün mucizevi faydaları;
Tıp dünyası gül mucizesini yeni keşfetti. Oysa Osmanlı ve İslam dünyasında gülün sağlık alanındaki kullanımı çok yaygındı.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül yağı, gül suyu, gül şerbeti, gül reçelinin, binlerce yıl çeşitli hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanıldığını aktardı.
5 yıldır bu alanda araştırma yapan Altıntaş, gülün faydalarını sıraladı.
Gül suyu:
-Ciltteki yaralanmalarda ve cilt hastalıklarının iyileştirilmesinde büyük etkiye sahip.
-Serinletici ve ateş düşürücü özelliği bulunmakta.
-Kırışıklıklara karşı ve yaşlanma etkilerini geciktirici özelliği var.
Gül yağı:
-Çağımızın hastalığı strese karşı iyi geliyor.
-Osmanlılar'da gül yağı psikolojik tedavilerde kullanılmış.
-Gül yağı ile baş ovulduğunda baş ağrılarına iyi geldiği gözlenmiş.
Gül reçeli, şurubu ve şerbeti ise mide için bire bir. Hazımsızlıkta, karaciğer hastalıklarında gül reçelinin tedavi etkisi büyük.
İlkemden yola çıkarak takriben elli gün önce başlattığımız bir projeyi sizlerle de paylaşmak ve davetimize icabet etmenizi canı gönülden arzu ediyorum...
PROJENİN ADI:ULUSAL KÖY KÜTÜPHANLERİ PROJESİ
PROJENİN AMACI:KÜTÜPHANESİZ KÖY VE OKUL KALMASIN
Bu projeye destek veren ekibin bireyleri olan sizlerin yani "Türk Milletinin" başarısı olacak olan bu projede bizler 50 günde;
31 İl, 44 İlçe, 72 Köy ile 56 Okul’a ulaştık…
Her ne kadar bu büyük bir başarı gibi görünse de, şu anda amacımıza göre yolun çok başındayız.
Biz sizlerden, ekip çalışmasına ve tamamen gönüllük esasına dayanan bu projede yer almanızı, www.ulusalkoykutuphaneleri.com sitemizi ziyaret ederek işe başlamanızı ve öncelikle hemen üye olmanızı rica ediyoruz...
Bizler ve gönüllü olan herkes, evlerimizde ve çevremizde okunmayan kitaplar(masal, hikâye, roman) ile ders kitaplarımızı(ÖSS ve OKS hazırlık kitapları dahil) o köylere ulaştırarak bunu başardık. Ulaştığımız köyleri ve en kısa zamanda ulaşacaklarımızı sitemizin "
UYGULAMA" bölümünde "Desteklenenler" ve "Desteklenecekler" bölümünde görebildiğiniz gibi, bizlere emanet ettiğiniz kitaplarınızın da hangi köylere ulaştığını takip edebilirsiniz...
İstanbul, Ankara, İzmir, Malatya, Erzurum; Denizli, Bodrum ve Konya gibi şehirlerimizde köylerimize verdiğiniz destekler evlerinizden teslim alınırken, diğer şehirlerde bir mektup ücretine SÜRAT KARGO tarafından kolileriniz bizlere ulaştırılmaktadır...
Aydınlık Türkiye’min Siz Aydınlık İnsanları;
En kısa zamanda çok büyük işler başarabilmek, sizlerle birlikte aynı ekipte bir an önce çalışmaya başlayabilmek için bu davetimizi eğitime duyarlı çevrenizle, tüm dostlarınızla, diğer arkadaşlarınızla ve üye olduğunuz gruplarla paylaşarak duyurmanızı, katılımcı olmanızı rica ederken;
Bu güzel proje de bizleri yalnız bırakmayacağınızı umar, çalışmalarınızda başarılar dileriz...
Yönetmen Ümit Kıvanç belgesel çalışmalarını titizlikle sürdürüyor 33 yılı 333 yıl gibi yaşadı
Önümüzdeki aylarda gün ışığına çıkması beklenen belgesel, Kazım Koyuncu’nun doğduğu köy olan Yeşilyurt’ta başlayıp “Burası da bize memleket oldu” dediği Taksim ve Tarlabaşı’nda süren hayatını gözler önüne sererken sesini yeniden dinleyicileri ve sevenleriyle buluşturacak.
Sisteme ve popüler kültüre yönelik eleştirilerini hiç gizlemeyen Koyuncu, toplumsal olaylara karşı gösterdiği duyarlılıkla ve sanatçı duruşuyla da tarihteki yerini aldı. Artvin ve Bergama'da siyanürle altın aramalara, Akkuyu'daki nükleer, Gökova'daki termik, Fırtına Vadisi'ndeki hidrolik santrallere ve Samsun-Sarp Sahil Yolu Projesi'ne karşı sesini yükseltenlerden biri olan Koyuncu, ölümünden kısa bir süre önce katıldığı Çernobil panelinde hastalığıyla ilgili olarak “O koca burnumu her şeye soktuğum için bu hastalığın da tanrıdan geldiğini düşünüyorum“derken “Beni radyasyon değil, Türkiye’deki sistem kanser etti’ diye de eklemişti.
Ezeli var bilmediklerimin, bildiklerimden öncekilerin
Bilgisizlik karanlığının izleri var!
Şimdi o cehaletten sonralarda alıyorum nefesimi...
Canım yetmiyor artık bazı şeylere.
Kimilerine üzülmek...
Kimilerini sevmek
Kimilerini sevindirmek..
Kimilerine yardım etmek
Kimileri...
Kimseler!
Kimse olan, kimilerine yetmiyor artık canım..!
Tükenmek, tükeniyor olmak bu olsa gerek...
Gözlerimi saklayamıyorum artık! Yüreğimin ateşi gözyaşlarımla bile sönmek bilmiyor.
Ayakları çıplak, yürekleri demir gibi alev alev yanan çocuklar
Varlığı bilen, her şeyi olan, yokluğu algılayamıyor!
Ya da ben anlatamıyorum
Doğru ya; dişlerim birbirine kenetlenmişken; neyi, nasıl anlatacağım? "Düşlerim var" diye haykıramıyorum. "Sığdıramıyorum içime hayallerimi", diyemiyor dilim...
Gelin beraber bu düşü gerçekleştirelim
Ellerimde tek çağrı çarem kalemim
Hayatlarının baharındayken uzanıp bir türlü yakalayamıyorlarhak ettikleri hayatı yaşıtları gibi.
Gelin onlara bir çift ayakkabı alalım
Okula giderken ayakları üşümesin
Okula giderken ayakları kanamasın
Gelin; tabanları çatlamış, geleceğimizin büyüklerine insan olmayı gösterelim!
İsrail'in Beyrut'a düzenlediği saldırıda yıkılan binanın enkaz kaldırma çalışmaları sırasında İsrail vahşetinin en acı fotoğrafı çekildi: Enkaz altında kalmış bir anne ve kollarında ölmüş henüz 10 günlük bebeği Waad
O Lübnanlı bebek Vaad... 10 gün önce Şiye'de dünyaya geldi. İsrail bombaları kendi ülkesinin güvenliği için Beyrut'ta, Kana'da Sur'da ölüm yağdırırken... Minik Vaad, birçoğumuzun çektiğinden daha fazla acı ve korku yaşadı 10 günü geçemeyen 'hayatı' boyunca... Doğumu bomba sesleri arasındaydı, ölümü de... Başka ülkelerde bebekler çıngırak sesleriyle neşelenirken, o bomba seslerini dinledi ninni yerine... Anneler bebeklerini kollarına alıp mis gibi saçlarını koklarken, o tonlarca beton ve çeliğin altında ölümle koyun koyuna yattı, saçlarında tozlar, gözlerinde akamayan yaşlarla...
Minik Vaad, İsrail'in öldürdüğü 1088 Beyrutlu'nun arasına katıldı annesinin memesini emerken... Annesi son bir çabayla onu korumak istemişti, sarılarak... Ama annesi ve 11 akrabası daha can verdi o enkazın altında...
Amcası Abbas Vehbi, elleriyle kazarak enkazı çıkardı Vaad'ı... Acıyla lanet etti, bulutların üstünden bomba atıp giden İsrail uçaklarına...
Hayat akıp gitti ellerinden
10 günlük bedeni tonlarca beton ve demirin altında ezilirken Vaad'ın minik elleri son bir kere kapandı. Sanki hiç yaşamasına izin verilmeyen hayatı sıkıca tutmak ister gibi...
İşte Vaad'ın 10 günü
29 TEMMUZ, VAAD DOĞDU: İsrail'in bombaladığı Sur'da doğdu. Babası, güzel günler umuduyla adını Vaad koydu.
30 TEMMUZ, BÜYÜK KATLİAM: Dünya 37 çocuğun öldüğü Kana katliamıyla tanıştı. Vaad günü bodrumda geçirdi.
31 TEMMUZ, BEYRUT'A KAÇIŞ: İsrail, bölgeyi boşaltmaları için halka 48 saat tanıdı. Vaad ailesiyle Beyrut'a kaçtı.
1 AĞUSTOS, İLK GÜLÜCÜK: İsrail saldırılarını daha geniş alana yaydı. 4 günlük Vaad, çevresine gülücükler dağıtıyordu.
2 AĞUSTOS, 19 SİVİL KATLEDİLDİ: İsrail, Baalbek'te 19 sivil öldürdü. Vaad'in ailesi gelişmeleri radyodan izledi.
3 AĞUSTOS, ÖLÜM PEŞLERİNDE: Uçaklar Taybe'de 3 kişilik aileyi yok etti. Vaad'in ailesi yaklaşan ölümden tedirgin.
4 AĞUSTOS, VAAD 1 HAFTALIK: Vaad'ın ailesi buruk bir mutluluk yaşarken, İsrail bir çiftlikte 33 kişiyi öldürdü.
5 AĞUSTOS, BOMBA YAĞIYOR: Vaad'in ailesi güvenli bir eve yerleşti. Ancak İsrail bombaları kent merkezine ulaştı.
6 AĞUSTOS, İLK KORKU: Bombalara tepki vermeye başlayan Vaad, uykusunda irkildi. Ensar köyünde 5 sivil öldürüldü.
7 AĞUSTOS, ANA KUCAĞINDA ÖLÜM: Bombalar altında doğan Vaad, İsrail füzelerine, tek güvenli yer bildiği annesinin kucağında hedef oldu.
İsrail halkı her an teyakkuzda. Her an bulundukları mekana bir füzenin düşmesi muhtemel. İşte İsrail Hükümetinin kendi halkına eziyeti.
Hayat normal devam ediyor. Her şey yolunda. İnsanlar kendilerine göre savaşı unutturacak ortam oluşturmaya çalışıyor. Gülüşor sohbet ediyor. Ve o anda sirenler çalıyor. Herkesi telaş kaplıyor sağa sola kaçışmalar başlıyor. İnsanlar sığınağa kaçışıyor bomba sesleri ile siren sesleri kulakları çınlatıyor.