Kazayı belayı eceli, Habil'i,Kabil'i Melek olduğuna güç inandığım Azrail'i affettim Beddualarıyla dili, Sonu gelmeyecek olan masallarıyla Başı,ayağı,eli Affettim... Açarken yapraklar,açarken güller Gölgemin gölgesi karahaber Takdir,mukadderat,kader Seni de affettim. Ey sesi yollarda kalmış Sözü dillerde kalmış Hayatım çocuk senide Senide affettim. Bahçemi beğenmeyen çiçekleride Soframı hor gören yemekleride Gelmişleride,gelecekleride AFFETTİM...................
bir insanı sevmek ve asla dönmeyeceğini bile bile boş bir ümitle onu beklemek ne kadar acıymış…
aslında sende farkında oluyorsun boş bir umut olduğunun ama yine de bekliyorsun.
lanet olası sevda böyle bir şey…
neden, ne zaman, niye bu gibi soruları soramıyorsun ki kendine.
çünkü bir anda onda buluyorsun kendini.
hiçbir şey gelmiyor aklına onunlayken.
onunlayken dediğimde uzaktan gülüşünü seyretmek,
onun seni fark etmemesi için bir şeylerin arkasından onu seyretmek…
düşlerde kalacağını sende biliyorsun ama deli yüreğe söz geçer mi hiç?
dinler mi seni?
suskunluk hakimdir sevdiğimizin yanında.
sadece gözlerimizde haykırırız sevgimizi…
kimi zaman bir çocuğun masumiyetinde bakarız onun gözlerine…
bazen de yüreğimizi alırız elimize.
sanki onun için aldığımız bir hediye gibi bırakı veririz avuçlarına…
kimi zaman bir yürekte bizim avuçlarımıza bırakılır o an da kimi zaman da ezip geçerler o yüreği…
ezip geçilince yürek bir yanda biz bir yanda yüreğimiz can çekişiriz.
gözlerden yaş yerine kanlar akar,
dil desen zaten taş kesilmiş ve susmuştur artık…
çaresizce o kanayan yüreği tozlu yerden alıp avucumuzda sararız.
‘zamanla geçer’ deriz,
‘elbet bir gün kapanır bu yara’.
herkesçe bilinir her yara bir gün kapanır ama her yaranın ufakta olsa maalesef izi kalır…
önemli olan işte o izin kalmamasıdır.
ama gidenin her açtığı yaranın izi muhakkak kalır.
o ize baktıkça hatırlarsın onlu günleri…
canın yanar belki…
onu özlediğinin farkına varırsın.
‘acaba şu an o yanımda olsaydı ne olurdu’ der yüreğin.
sonra binlerce şey gelir aklına ardı ardına.
hep mutluluk dolu hep onun gülüşleriyle süslenmiş olanları seçersin.
öyle bir inanırsın ki o an varlığına!
sonra derinlerden çok derinlerden bir haykırış duyarsın!
yüreğin… ‘bir kez daha olmaz kaldıramazsın,
ne olur sakın deneme’ der.
o yara yeniden kanayacaktır,
sen izleri seyretmeye başlarsın.
kanasın ya da canını yaksın umurunda değil ki senin…
yeter ki o gelsin bir yerlerden.
gelmeyeceğinin farkındasın aslında ama olmaz işte.
bir kere düştü mü saklına ne olursa olsun beklersin onu…
sevmediğini, senin olmayacağını,
asla dönmeyeceğini bilirsin de onun yokluğunu kaldıramamaktan korkarsın.
oysa bir ömrün onsuz geçti.
o yoktu ki hiçbir zaman…
onu hep sol yanında atan, deli gibi onu seven,
yalnız ve yalnız onun olan adına ‘yürek’ denen şeyin bir köşesinde yaşamıştı…
yokluğunu yeniden hatırlamak o kadar can yakar ki…
hani bir kere haykırmışsındır o deli yüreğe
‘yok artık,onsuzluğa alış’ diye..
ama bir kere daha haykıramazsın…
bu defa susar yoluna düşersin.
tıpkı seneler önce olduğu gibi…
bu defa varırsın kapısına…
alacaklı misali yumruklarsın, tekmelersin kapıyı…
bağırırsın…
sonra o kapının ardından yorgun bir çift göz çıkar,
farkına varırsın… bu gözler onun…
hani yıllar önce yalvardığın gözler.
o da seni tanır. ama bu defa susma sırası ondadır.
‘evet, ne oldu’ dercesine bakar gözleri…
oysa onunda sol yanında bir şeylerin sızladığı bellidir…
bu defa konuşma sırası sende
‘hatırlar mısın seni beklemiştim hep,
sonra sen umursamazca çekip gitmiştin…
bana bir gençlik, bir ömür, ıslanmamış gözler, bir yürek…
kısacası bana seni tanımadan önceki beni ver!
beni ilk gördüğün halimle bana geri ver…
ve sonra çek git hayatımdan…’
Sevgili canım yeğenim... Evet Afetmek çok çok güzel bir şeydir... Hle bir haksızlığa uğradığın zaman ve Hakıkattan de mazlum olduğuna inan dığın zaman afet...
İşte bu aftetmek varya dünya ve içindekilerden daha değerlidir..
Dualarını beklerim..Sevgiyle kalın..Duayla kalın...
Epiktetos yirmi asir önce demistir ki: "Kader önünde sonunda söyle veya böyle günahlarimizin bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarinin bedelini öder. Ektigini biçer.
Bunu bilen adam kimseye kizmaz, gücenmez, kimseyi asagilamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz. Bunu bilen adam karsilastigi aksiliklere sasmaz. Önüne çikan maddi-manevi engellerin kendi günahlarindan baska bir sey olmadigini bilir."
Düsmanlarinizi düsünmek için ayiracaginiz bir dakika bile düsmanlarinizdan daha degerlidir. Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir.
Aristo söyle diyor: "Ideal insan iyilik yapmaktan zevk alir. Kendisine iyilik yapilirsa mahcubiyet duyar. Çünkü iyilik yapmak üstünlük isareti, bir iyilige muhtaç duruma düsmek zaaf isaretidir."
Karsilasacagimiz nankörlükten dolayi üzülmemek için hazirlikli olalim.
Karsilik beklemeden iyilik yapalim.
Mutluluk minnet beklemekte degil, minnet gösterilmesinden rahatsizlik duyulacak olgunluga erismektir.
8 Özel Armagan
1) Dinleme... Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceginiz cevabi düsünmeden... Can kulagiyla dinleyin.
2) Sevgi... Kucaklamalar, öpücükler, sirt sivazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlariniza olan sevginizi daha açik göstermenizi saglayabilir.
3) Kahkaha... Fikra anlatin, neseli hikâyeleri paylasin. Bu armaganiniz "seninle birlikte gülmeyi seviyorum" anlamina gelir.
4) Yazili bir not... Basit bir "Yardimin için tesekkürler" notu, ya da belki bir siir... Kisa, elle yazilmis bir not bazen ömür boyu hatirlanir.
5) Iltifat... Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakismis", "Harika bir is çikardin", "Yemek nefis olmus" gibi) karsinizdakinin içini aydinlatir.
6) Iyilik... Her gün, rutininizi kirip birisine hos, nazik bir sey yapin.
7) Yalnizlik... Bazen tek istedigimiz yalniz kalmaktir. Bu anlara duyarli olun ve ihtiyaci olana yalniz kalma armaganini verin.
8) Neseli bir yapi... Birine tatli bir söz söylemek gibisi yoktur. Selâm vermek veya tesekkür etmek o kadar zor mu?
Sevgili canım yeğenim...
İnşaallah sıhattın yerindedir...
Evet...Afetmek he r zaman iyi ve hoştur...
Allah(c.c.) bizleri ve sizleri de afv etsin..AMİN...
SEVGİYLE KALIN...
dost hasreti çekmezdim
ayrılıklar olmasaydı
böyle can çekişmezdim
gönlüm dostta kalmasaydı
dertler beni bogmazdı
bu kadar çok olmasaydı
dünya çekilmez olurdu
can dostlarım kalmasaydı