YÜKSELİR SEMAYA DOGRU ELLERİM MAVİ GECELERİN SEHER VAKTİNDE HAKKA KANAT AÇAR HEP EMELLERİM MAVİ GECELERİN SEHER VAKTİNDE


Free Website Counter


Image Hosted by ImageShack.us



insan her gün anımsarmı aynı gözleri...HER GÖZ AGLAR AMA HER GÖZ SEVEMEZ.. - Blogcu



insan her gün anımsarmı aynı gözleri...HER GÖZ AGLAR AMA HER GÖZ SEVEMEZ..

15/12/2009 - Yusuf iLe ZuLeyha

Kategori: alinti

Bismihû...

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla..
Önce söz vardı, hayat sonradan geldi..
Önce çile vardı, ihsan arkadan geldi..
Önce iştiyak, arkadan sebat geldi..


Sözün yaradılışı Züleyha’nın yaratılışından evveldi.

Âdem, ki O’na bütün isimler öğretildi.

Yûsuf’un kaderi Züleyha’ya tecelli.. Züleyha’nın kaderi Yûsuf’a tecelli. Kuyu... Zindan... Kuyu.. Zindan..

Önce çile arkadan ihsan..

Züleyha vazgeçti mi maşukundan?..


Mülk gibi söz de, ne senin ne benim..

Cümle gibi aşk da ne senin ne benim..

Söz de,

Aşk da,

Ne benim ne senin..

Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,

Ağustos göklerinde başımın üzerinden geçen bulut,

Mayıs gülü,

Işıklı nisan yağmuru

Ne kadar Allah’tansa,

Mülk gibi söz de ve aşk da

O’ndan..

“Sen” tahtına yazıcı kimi oturtsa da,

beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk gibi görünen,

hiçbir yol O’ndan özgeye çıkmıyor aslında..

“Gönül tahtına O’ndan özge sultan” olmuyor..

Değil mi ki herşey O’ndan,

Gidecek yer yok O’ndan başka.. Gelinen yer yok O’ndan başka..


İnsan o ki, O’ndan başkasını sevemez sevginin mahiyeti icabı..

O’ndan başkasını bilemez bilginin mahiyeti icabı..

Işık ki tek kaynaktan dağılır;

Işığa yakın olan aydınlık, uzakta kalan karanlıktır..

Herşeyin O’ndan olması ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması O’ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini tümden yok eder..


Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz..

Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda,O’ndan başkasını sevdiğini zannedebilir:

Bir çiçeği, bir kuşu,

Denizi, yağmuru,

Gökyüzünü, yazıyı,

Yazıyı yazanı, kalemi tutanı,

Bir yaratılmışı hasılı....

Söz gelimi Leylâ Mecnun’u, Şirin Ferhad’ı, Züleyha Yûsuf’u sevdiğini zannedebilir.

Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir..

Çünkü ışığın kaynağı tektir ve, kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?..

Her aşk O’na çıkar sonunda..

O’ndan başkasını sevmek imkansız gibidir..

Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir..

Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek..

İstese de insan O’ndan özgeyi sevme şansı yok..

Şans sözcüğü yok lügatlarda bundan böyle,

O’ndan özgeyi sevme ihtimali yok..

Ve neyi sevdiğini bilenle bilmeyen arasındaki fark, sadece bilmenin bilincinden ibaret..

Küçük bir biliş farkı,

Mülk gibi aşk da Allah’tan..

Ruhun da O, kalbin de O, aklın da O..

Tenin de O, canın da O, cismin de O..

Ve aradan perdeleri kaldırarak O’nu bilmek olarak tanımlanan şey, bu seyr-ü sefer, sadece O’nu bilmeyi bilmenin sancısından ibaret..


Sevginin yanılgısı yok..

Yanlış olan, neyi sevdiğini bilmemek ve yolu yanlış çizmek..

Hangi kaynaktan geldiğini suyun, hangi dağın üstünden döküldüğünü aydınlığın, bilmemek.. Bilmemek yanlış kılar sevgiyi..


Züleyha ki Yûsuf’u sevdi. İbtida, neyi ve kimi sevdiğini bilmedi..

Sonra aşkın kaynağını bildi;

Yûsuf’u değil, Yûsuf’ta tecellâ eden nuru sevdiğini farketti..

Yûsuf da, ki rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız O’na secde etmişti, bir kuyuya atılmış ve kendisine zindanda rüya yorumu verilmişti, önce aşkın kaynağını bildi, sonra nurun Züleyha sûretinde tecellâ ettiğini fark etti..

Biri sûretten nura yükselirken, diğeri nurun sûrette tecellâ ettiğini idrak etti..


İşte bütün hikaye...

Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu?.. Yakub mu?.. Züleyha mı?..

Zindan kimin kaderi?...

Yûsuf’un mu?.. Yakub’un mu?.. Yoksa Züleyha’nın mı?..

Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında...

Hepsi BİR,

Hepsi O BİR..

Hepsi TEK BİR...

Söylenmemiş Mesnevi kalmadı yer yüzünde. Her Yûsuf u Züleyha, bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu nasıl mazmun diyor ya, kalbi dipsiz derinliklerde çoğalan Fuzuli, Farsça Divan’ının önsözünde, yani ki Mukaddime’sinde. Hiç kullanılmamış, diye kaldırıp atıyor ya bir imgeyi uykusuz kaldığı gecelerin sabaha değdiği yerde. Sonra aynı gecelerin aynı sabahlara değdiği yerde, bu kez, bu nasıl mazmun, diye yırtıyor ya kullanılmış olan bir başka mazmunu. Hem bilinen hem bilinmeyen, hem kullanılmış bir imge hem kullanılmamış bir imge; böyle olmalı ki sözün hükmü tam olsun. Eski zincire bağlanan bir halka, ama yeni, böyle olsun ki zincir kuvvetli olsun.
Her Yûsuf u Züleyha bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu da öyle. Ayna aynı, kitap farklı.

Şiir :

Bu kez birkaç kitap
yine aynı ayna
ve birkaç ruh
hepsinin içinde mevcûd
züleyha’nın acısı acının Züleyha’sı
(Ayşegül Kösa)

Bismihû.
Esirge ve bağışla.
Öptüm kitapların üzerindeki Kitâb’ı, öptüm ve koydum alnıma.
Ben: Yazıcı. Yazmaya başladığımda, yıl bin dokuz yüz doksan dokuz milâttan sonra, aylardan Nisandı. Bir mumun ışığında bir rüzgâr titriyorken. Ve bir hattat nefesinin, bir mumun alevini bile titretmemesi gerekiyorken, sürgün düştüğüm zamanlarda ben kalbimi çatlatan nefesi salıverdim.
Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı.
İlk sözcükler mürekkebi mor kalemimin ucundan dökülürken, Ayasofya’da Topkandilin altında değil idiysem de Hamdullah Hamdi Hazretleri gibi (rahmet onun ve bütün Yûsuf u Züleyha yazıcılarının üstüne olsun), ben de suyun kıyısındaki kente kendimce bir Ayasofya’daydım. Uyanıklığım, rüyaları yorumlayacak Yûsuf’un uyanıklığından farklıydı elbet ama ben de gecenin saat sıfır üçlerinde daima uyanıktım.





Nazan Bekiroğlu

Yûsuf ile Züleyha// Kalbin üzerinde titreyen hüzün

Düşünmeyip yazanlar (yok) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

12/12/2009 - Sevmeye Aşıgım

Kategori: alinti

Aşığım evet...
Çok seviyorum...
Hayatımın dışında tutmam imkansız.
İtiraf ediyorum,
Ne kadar zorlansa da şartlarım,
Vazgeçmeyi düşünmüyorum...
Bir kadının bir erkeğe sevdası değil , söylediğim.
Ben,
“sevmeye aşığım” ....

Bu umarsız kaosta her şeye rağmen, sevmesini bilenleri seviyorum.
Yüreğini yaratılmış her şeye tereddütsüz ve çıkarsız uzatanları,
Anne sevgisi gibi yalansız, önyargısız bakışlı aydınlık gözleri,
Canı yansa da can yakmayı düşünmeyenleri,
Görünene bakıp, görünmeyeni görebilenleri seviyorum ..

Seviyorum evet,
Yeni doğmuş bir kedinin doğum ıslağı tüylerini,
Ebruli dişisine kur yapan güvercini,
Yoz bir sokak köpeğinin o güzelim sevgi dolu, umut dolu buğulu gözlerini,
El ayak çekilince geceleri,hayatı pahasına bir lokma ekmek için koşuşan fareyi,
Sıcak nemli oyuklarda yaşayan mağrur akrepi
İradeli karıncayı ,Sabırlı örümceği,
Parmağımın ucunda şeker yedirdiğim arıyı seviyorum ..

Seviyorum evet.
Derin çizgili alınları,hoşgörülü tebessümleri,
Dar vakitlerde sabır telkin eden dost sesini,
Bir yaşlının,bir güçsüzün , bir öksüzün eline uzanan elleri,
Teşekkür beklemeyen iyilikleri,
Kuşlara ıslak ekmek ayıran evleri
Sokak hayvanlarını doyurup, çocuklarına onları sevmeyi öğretenleri,
Merhabanın nimetini bilenleri seviyorum..

Aşığım evet.
Memleketimin toprağına suyuna,
Bayrağımın hilaline yıldızına,
Nakışlı kıyılarıma deli ırmaklarıma,
Şehirlerimin unutulmuş köylerine sokaklarına,
“Vatan sağ olsun” diyen analara babalara gelinlere aşığım...

Seviyorum evet
Yüreklerden süzülerek gök kubbeye yükselen ezan seslerini,
Eski şarkılardaki hüznü, sevdalardaki zerafeti, selamlardaki nezaketi
Kendisine yapılan en küçük hizmete, hatta , evinde bir bardak su getirenine bile
“Allah razı olsun” diyenleri
Gönlüyle herkesi kucaklayan,
Yaratılanı, Yaratan dan ötürü sevenleri
Sevgi denince , aklına salt kadın-erkek ilişkisi gelmeyenleri seviyorum....

Ben,
Sevenlerimi, sevmeyenlerimi,
Yerenlerimi, övenlerimi,
Göçenlerimi, kalanlarımı,
Göz yaşlarımı, anılarımı,
Doğrularımı, inançlarımı seviyorum,
Takdiri haddim olmayan “insan” lığımı
VE BUNUN İÇİN “YARATAN’IMA” ŞÜKRETMEYİ SEVİYORUM ...
Düşünmeyip yazanlar (yok) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

12/12/2009 - Hamuş ve Bişrev..!

Kategori: alinti

Hamuş!.. Dedi Mevlana kendisine Hamuş!... Yani Suskun!... Sustuğu yerde açıldı kapılar, önüne serildi ışıltılı kelimeler, kalbi duygular… Hamuş!.. dedi sustu Mevlana… Sustu ve kapandı karanlıklara… Karanlıklara Şems doğdu sonra… Baktı… Gördü… Adına Aşk dedi… Candan özge candan öte olana… Yaprakta tohumu, damlada okyanusu gördü sonra…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Sözün bittiği yerde, noktanın konduğu yerde susmuştum bütün kelimelerimi. Anlatmak yormuştu nazenin bedenimi… Anlaşılamamak ise en çok yüreğimi. Sustuğu yerde anlaşılmaktı belli ki bütün derdi…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Seni anlatmayan bütün kelimeleri susmuştum. Senle başlamayan bütün cümleleri bir bir bozmuştum. Şems ol da gel karanlıklarıma doğ diye ummuştum… Umutmuşsun!.. Unutmuşum!...

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Suskunluğum verilene rıza göstermekti… “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta” diye başlayan o tekerlemeye eşlik etmekti. İyi ve güzeli sana kötü ve çirkini kendisine seçmişti… Suskunluğun bedeli sadece bu seçimdi…
 
Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Dün’ü dünde bırakmak adına…”Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”dı. Aşk! Demiştim sonra Aşk!... Aranan bulunmuştu… Beklenen gelmişti… Aşk vardı ve ötesi çoktan unutulmuştu!...

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Sana da Şems diyecektim belki… Kör kuyulara atılmasaydın bütün karanlığına rağmen görecektin güneşi… Kapattın gözlerini, kestin attın son yanında yeşeren düşlerini… Şems olmak kolay mıydı canı canana teslim etmeden? Kendinden geçmeden aydınlanır mıydı kör karanlıklar, açılır mıydı kilit vurulmuş kapılar…

Hamuş!.. Demiştim ben de kendime. Sonra “ne olursan ol yine gel” demiştim… Önce kendine sonra kendindekine. Kendini bilmekti marifet… Kendini bulmaktı meziyet… Dev aynasında değil, boy aynasında seyretmekti asıl kendini keyfiyet…

Sonra “Bişrev!” dedi Mevlana… “Dinle!..”

Sonra “Bişrev!” demiştim ben de!... Dinle!... Hamuş ol dinle!.. Kendin ol dinle!... Tövbe et dinle!... Affet dinle!...Ama dinle!... İlle de dinle!...

Sath-ı müdafaada meşruiyet aramak senin neyine!...
Dinle!.. Hataya bedel, günaha kefaret biçmek senin neyine!...
Dinle!..Yenilen hakkı hukuku arşına endazeye, kiloya, grama, grata vurmak senin neyine!...
Dinle!.. Cüceler dev, ayaklar baş olmuşsa cüceyle boy, devle güç yarışına girmek senin neyine!...
Dinle!.. Akıllar uçmuş, fikirler gitmiş, duygular yerle yeksan olmuşsa, namus, edep haya, en çok da namustan, edepten, hayadan, akıldan fikirden yoksunların eline düşmüşse konuşmak senin neyine!

Sus ve dinle!..

Hamuş ve bişrev!..

Yangın yerine bak!.. Ateşten, külden, kordan ne var elinde!.. Pervane değilsen yaklaşma sakın ateşe!… Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen “ben Aşk’ım” deme kimseye… Aşk gelmesin seninle dile… İncinmesin ne Mecnun ne Leyla ne gül ne de diken seninle!.. Ayağıma diken batacak diyorsan düşme çöle… Ah u zar ederim diyorsan çekme gözüne sürme!.. Talipsen kara bahta kör talihe…Dinle!

“Gel, gel ne olursan ol yine gel!...” diyorsan, “Hamuş!...” ol sen de… Sonra da “Bişrev!...” de en sevilene!...
Ve semaya dursun yürekler Aşk’ın önünde...
 
Düşünmeyip yazanlar (yok) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

11/11/2009 - İNŞİRAH...

Kategori: alinti
İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…
Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah..
Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…
katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..

“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)

Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.Yaralar bedenimde yol çizerken adeta,tuz değil ,sen gönlüme tılsım sürdün.Dünya zemininde ayaklarım kayarken bir bilinmezliğe, tut n’olursun bırakma bilmediğim alemlere…Gece ve ben iki biçâre yine kapındayım.Soluklanmak istiyorum Ya Rab! Gece yeminli konuşmuyor benimle.Gece küskün bana, yalnız bıraktım onu gelirim diye.Gitmedim ona Ya Rab! Geceler bensiz geçti,seccadeler eşsiz,yıldızlar yoldaşsız kaydı.Geceye söz verdim gelirim diye,gitmedim.İhanetim var ona..Gece yeminli..Ben sana bugün yalnız geldim.Terkedilmiş sevdaların mekanından geliyorum.Yıllanmış sevgilerin koynundan.Ayrılıklardan geliyorum.Yalnızlıktan…Gönlümün tenhasından geliyorum.Gecenin günahlarımı örtmeyen mahremiyetinden geliyorum.Dünyanın arkamdan yırttığı gömleğimle.Kimsenin duymadığı ama kulağımı çınlatan aff sesleriyle geliyorum.Ademin utangaç bakışlarıyla,Nuh’un terk-i diyarıyla bir yunus affı edasıyla geliyorum.Daraldım Ya Rab! ‘kabul’ ümidinin ferahlığıyla geliyorum.Yüreğim üşüyor artık,mahşeri bir yalnızlıkla geliyorum.Aç Ya Rab n’olursun aç göğsümü tekrar bir köz değdir.İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.

“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)

Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık, yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.Şimdi temaşa bile edemiyorum masivayı.Aydınlanmıyor gözlerim,yeşermiyor kırık düşlerim.Yoksa Ey Rab ben,sen olan benliğimi çoktan mı tükettim…Züleyha kadar günahkarım,Yusuf kadar masum olmak isterdim oysa ama ben düştüğüm zindanda ezilecek kadar günah topladım.yüküm ağır…Tüm zerrelerim affına sığındı…Mecalsizim,hissizim,bir o kadar da cahilim…Al yükümü Ya Rab n’olursun al belimi büken bu yükü tekrar hafiflet beni.Doğrult ki beni,yüzüm sana dönebileyim.Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.

“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)

Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.Değersizliğimi bilerek,mecruh bir hal ile geldim işte…Sen şanımı yüceltirken,ben bir o kadar acziyetimle,nasır tutmuş ayaklarımla,kör olmuş gözlerimle,karalanmış hanemle geldim.Kalbimi avcuma sıkıştırarak,rengini kimse görmesin diye saklayarak getirdim.Amansızım,dermansızım,fermansızım.N ’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.

“Yalnız Rabbine yönel.”(inşirah/8)

Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.Nihayetsiz acziyetimle,dünyevi arzuların kıvrımlarından,yokuşlu yollarından,ben kendimden geçerek sana geldim bu gece.’kün’ diyerek eyleyiverirsin diye bir ferman,ben ahvalimi dökerek sana geldim Ya Rab!.Benim sana anlatmaya halimi kelama ne hacet,sen beni bilirsin benim halim zaten aşikâr.Kurtar n’olursun bitsin artık bu esaret! Nefsanîyetin haysiyetini huzurda kırmaya geldim.Bakıp görmeyen gözlerimi sende açmaya,atıp yanmayan kalbimi sende yakmaya,her boşluğa sayan ama her daim seni anmayan dilimi konuşturmaya,sana muhtaçlığın şerefini başıma taç etmeye geldim.Sevdası her şeyden âlâ n’olursun aç yüreğimi ben senden bir inşirah istemeye geldim…İnşirah inşirah inşirah ayet ayet ferahlamaya geldim.N’ola ahh n’ola Ya Rab , ben sende kalmaya geldim.Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim...
Düşünmeyip yazanlar (1) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

1/8/2009 - Doğu Türkistanın Dünü Bugünü

Kategori: haber

Çin ile Doğu Türkistan arasında yaşanan yüzlerce yıllık çatışmanın ardında neler yatıyor?
Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan'ın dünü ve bugünü...
Çin tarafından Doğu Türkistan halkına uygulanan insan hakları ihlalleri ve göz göre göre yok edilmeye çalışılan bir halkın dramatik öyküsü...
Doğu Türkistan'da yaşanan gelişmelerle ilgili en son haberler...
Kısacası Doğu Türkistan hakkında öğrenmek istediğiniz her şey
www.doguturkistanplatformu.com adresinde.

Düşünmeyip yazanlar (1) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

15/5/2009 - düş peşindeyim,düş peşime..!

Kategori: alinti

hayatta düşlerle yaşanır düşlerle nefes alınır belkide.
yakınında olmayan belkide yakın ama sana uzakta olanlar için kurulan
düşler..!
düşlerini süslediğin birileri..!
düşlerimin peşindeyim.
hadi sende
düş benim peşime ..!
kıyıların ve kalabalığın daha güvenli olduğunu bilsem de hep açıklarda aradım hayatı...incinin derin sularda olduğunu sığ sularda köpükten başka bişey bulamayacağımı biliyodum... dalgalardan hiç korkmadım üstüne gittim hep en büyük dalganın... peşine düştüğüm beyaz bi yelkendi bilinmeyene yolculuğumda içinde olmak istediğim... çoğu zaman bi silüetti özlemdi belkide hayaldi o dalgaların arasında arada bi görünen kovaladıkça kaçan... onu her gördüğümde yada gördüğümü sandığımda kulaçlarımı daha da hızlı attım dalgaların daha da büyüyeceğini kıyıdan daha da uzaklaşacağımı daha da yalnızlaşacağımı bilerek göze alarak... umudumu hiç kaybetmedim bu yolculukta gördüğüm şey herneyse içimde yarattığım ve büyüttüğüm birşeydi aslında yoktu (belkide vardı kimbilir)... amaç o değildi bu yolculuktu bir amaç uğruna atılan kulaçlardaki azimdeydi özdeki gerçeğe ulaşabilmek kavuşabilmekti cennetten kovulmuş olana saflığa ...
düş peşindeyim düş peşime...

Düşünmeyip yazanlar (4) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

14/5/2009 - özlenmeyen bir yürekte aşk barınabilirmi?

Kategori: alinti

Ben seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim
Öyle bir imza attın ki sol yanıma,
Gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...
Öyle bir yazıldım ki alnına, taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...
Buydu istediğim, hayatıma anlam katanım
Ben sensiz, sen bensiz hep yarım kalacak bir yanımız...
İçimdeki melankolik kadını besledim yokluğunla...
Bir kırmızı kadehin içinde boğuldum yalnızlığımla..
Adaklar adamadım kavuşmaların uğruna..
Çünkü sen kadar sensizliği de istedim ben
aşkın tadına doyasıya varabilmek adına..
Özlemek istedim seni,
Gecelerce uykusuz kalan bir kadının
Gözünü kapatıp rüyalara teslim olmasını istemesi gibi..
Havai fişekler patlamalıydı gözlerimde seni yeniden gördüğümde...

Kavuşmanın lezzetini sağlayan özlem değil miydi?
Özlenmeyen bir yürekte aşk barınabilir mi?

Düşünmeyip yazanlar (3) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

8/12/2008 - Bayramınız mübarek oLsun

Kategori: resim

Düşünmeyip yazanlar (5) :: Düşünme yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
BİRTEK KALBİN KIRILMASINI ÖNLEYEBİLİRSEM BOŞUNA YAŞAMIŞ OLMAYACAĞIM.BİR HAYATTA ACIYI HAFİFLETEBİLİRSEM BOŞUNA YAŞAMAMIŞ OLACAĞIM..

SANEM KİM?

BİRBEN VAR Kİ BENİM İÇİMDE BENDEN ÖTE BENDEN ZİYADE
YUTARSA KÜÇÜGÜ BÜYÜK BALIKLAR,SEYİRCİ KALIRSAM SUÇLAYIN BENİ....

Son Yazılarım

Yusuf iLe ZuLeyha
Sevmeye Aşıgım
Hamuş ve Bişrev..!
İNŞİRAH...
Doğu Türkistanın Dünü Bugünü
düş peşindeyim,düş peşime..!
özlenmeyen bir yürekte aşk barınabilirmi?
Bayramınız mübarek oLsun
beni düşünme..iyiyim benn..
bazen gitmek.!

Kategoriler

benden
hikaye
sıır
haber
alinti
resim
makale
mevlana dan
rubai

DOST-LA-RIM

!Nc!TaNemM .
yolcuhsyn
filizsarihan
yolcugidiyor
dernekli
ahmetyazar
fuadyusufoglu
eminsen
dusbahcesi
dusdamlasi
ustaplan
arifkaratas
sibelefe
unsal1
kiremit
hvvnr2000
omer0625
birlahza
vadosell
semena
obaart
nuramos
igra
guzelyazi
vezirhan
sonsuzlukkervani
vaktivisal
mecnun1965
unalculcu
benyako
Gül Hanım GüRSOY
numberone61
filiz70
caglarakyol
sevgi penceresi
nuralemi
bebegimfurkan
kuldan
salihax
tozlanmisyapraklar
gamze06
sentsllo
azadgulu
yemekbulteni
ruzun
beti
sürgün mekandan öte
nursalkimi
mavikoridor
kahvebeyazz
cansofi
gullerinkalbi2
vuslatsizsafak
yitiksewdam
bennur76
mihri
derya52
saadetimm
hisari
benimdunyam80
bedish
musab46
hakkdostu
1biletsizyolcu
suveydamm
satiyorumsaaattim
sennil27
gullerinkalbi3
lilyy
mümin aslan
alir
vuslatgulu
aceba20
siyahzambak61
duygualatan
erhanerden
xnazligulx
ozguraydemir

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

Image Hosted by ImageShack.us

Mes'elemiz;gönülbahçelerinde hiç solmayan çiçekler yetiştirmek.Hedefimiz;yüreğinden yakalıyıvermek insanları..Ateşleri gül bahçelerine çevirmek..Çünkü bizler,fırtınanın ortasında halen çiçeklerin yeşerebileceğine yürekten inananlardanız..OMUZ VERİN GEMİMİZ YOLDA KALMASIN..Bir fikir de,bir kalem de,bir dua da,bir gözyaşı da,bir omuz da SİZ olun..


SANEM

Image Hosted by ImageShack.us
BLOGUNUZA BANNERIMI KOYMAK İSTER MİSİNİZ? KODLARI ALMAK İÇİN CTRL+C YAPMANIZ YETERLİ

BAYANSANNEM


MySpace Layouts

<>